Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X
I. Bölüm - Aktif Öğrenme e-Kitap 4 Beğendim Spam Favorilerime Ekle Değerlendir

I. Bölüm - Aktif Öğrenme e-Kitap

 

Merhaba;

Gelin sizinle birlikte bir istasyon çalışması yapalım. İstasyon çalışmamızı da altına hepimizin imza atacağı bir takım ürünü ile taçlandıralım. Ne dersiniz? Lokomotifin ocağına bir kürek kömür de siz atmak ister misiniz? Hem her kürek kömüre ödül olarak bir defa lokomotifin düdüğünü çalma izni verecek makinist… Bizimle yürümeye var mısınız?

Sınıflarınızda aktif misiniz? Bunu yanıtlarken  hem kendinizi hem öğrencilerinizi düşünün lütfen. Birkaç sorum daha var izninizle. Kendinizi düşünün bu defa, öğrenirken mi öğretirken mi daha aktifsiniz? Peki, hangi durumda daha aktif olmayı tercih edersiniz, öğrenirken mi öğretirken mi? Ya öğrencileriniz hangisini tercih ederler?

E-Kampüs”te yeni dönem başlıyor, bu senenin ikinci dönemi… Bu dönem yeni bir dersle çıkıyoruz karşınıza, yeni bir derste yürümek istiyoruz sizlerle, “Aktif Öğrenme Teknikleri ile Öğrenen Sınıflar”. Müsaitseniz bir akşam siz de gelir misiniz?

Öğrencilerimizin daha aktif ve etkin olduğu, bireysel öğrenme özelliklerine ve hızlarına göre öğrenmelerini grup(sınıf) içerisinde daha farklı nasıl yapabiliriz sorusu ile yola çıktık. Kimse kimseye bir şey öğretemiyor, kişi isterse öğrenmesi gerekeni ya da istediğini öğreniyor. O halde biz sınıfta üzerimize düşen rehberlik görevimizi daha farklı nasıl yapabilirdik? Burada aktif öğrenme ile karşılaştık. Aslında bildiğimiz, duyduğumuz şeylerdi yine elimizdekiler. Biz daha çok bu bildiklerimizi işe koştuğumuz zaman neler olabileceğini merak ettik. Sorularımız, yanıt arayışlarımız ve bu süreçteki çalışmalarımız bizi şöyle bir noktaya getirdi. Elimizde yöntemler, teknikleri oyunlar planlanmış olarak oluştu, şimdi sıra bunların etkilerini gözlemleme kısmına geliyordu ki bu noktada da sağımıza solumuza bakmaya başladık. Uygulamaların etkilerini sizlerden duyabilirdik ancak…

Bu derste neler yapacağız dersek; aktif öğrenme tekniklerini oyunlarla destekleyerek sizlerle paylaşıyor olacağız. Sizlerden de sınıflarınızdaki uygulamalarınızın etkilerini dinliyor olacağız. Tümüyle katılımlı bir ders olmasını istiyoruz çünkü sınıflarınızın katarlarını yürüten makinistler sizlersiniz. Her öğrenci de ocağa bir kürek kömür atmak isteyecektir mutlaka…

 

http://ekampus.orav.org.tr/blogger/esinburcu/page/42287/aktifogrenme_ogrenensiniflar

 

  1.  BÖLÜM: SINIF YERLEŞİMLERİ

BİREY İÇİN ÖĞRENME NE ZAMAN BİTER?

Bilgi alırken aynı zamanda bilgi de veririz. Her an aslında bir alışveriştir.

LLL(Life Long Learning è Yaşam Boyu Öğrenme)

 

ZEKA TÜRLERİ NELERDİR?

Farklı insanlar farklı zeka türlerine sahiptir…

Siz hangi zeka türünde baskınsınız?

Peki ya öğrencileriniz…

 

X – Y – Z “GÖK”KUŞAĞI…

Günümüzde Y kuşağının ihtiyaçları ve 21. Yy öğrenme ortamları sıklıkla karşımıza çıkıyor. Bizlerse çok zaman X kuşağı ve daha öncesinin donanımıyla Y kuşağının ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz?!

 

Kaynak: http://ekampus.orav.org.tr/blogger/yziyaguldere/page/42284/gokkusagi--%E2%80%9Cg%E2%80%9Dencler-%E2%80%9Co%E2%80%9Dogrenmis-caresizler-%E2%80%9Ck%E2%80%9Didemliler- 

 

 

MEVCUT YÖNTEM VE TEKNİKLERİN HANGİLERİ ZİHİNSEL AKTİVİTEYİ SÜREKLİ KILIYOR…?

Problem Çözme…

Proje Tabanlı Öğrenme…

Bloom’un taksonomisine göre, bu yöntem ve teknikler niçin daha üst düzey bilişsel aktiviteler içeriyor?

 

PEKİ YA SINIFLARIMIZ…

Üst düzey aktiviteleri beklerken biz sınıflarımızda en basit ne yapabiliriz?

Fiziksel değişiklikler…?

 

MESELA SINIF DÜZENLERİ…?

Sınıf düzeniniz nasıl?

Sabit bir sınıf düzeni mi kullanıyorsunuz?

Farklı şekillerde ne gibi farklılıklar oluyor?

Farklı oturma şekillerinin öğrenciler üzerinde etkileri neler?

Farklı oturma şekillerinin etkinlikler üzerinde etkileri neler?

 

YUSUF ZİYA GÜLDERE…

Dün akşamki sanal sınıftan geriye kalanlar;

Sınıfınızın oturma düzenine ilişkin aşağıdaki soruları cevaplamaya hazır mısınız?

 

• Geleneksel öğretim yapmak için bu düzen uygun mu?

• Aktif öğrenme için bu düzen uygun mu?

• İşbirlikli öğrenim için bu düzen uygun mu?

• Bu düzenin faydaları nelerdir?

• Bu düzenin dezavantajları nelerdir?

• Düzende harf ile belirtilen yerler varsa, (ör. “A” veya “B”), bunlar neyi temsil ediyor olabilir? [Birden fazla cevap vardır].

EK SORULAR:

• Bu düzende olağan dışı veya şaşırtıcı bir şey var mı?

• Öğrencilerin sınıf girişleri ve yerlerine gidebilmeleri ne kadar kolay veya zor?

• Öğrencilerin ve öğretmenin sınıf içinde dolaşabilmesi kolay mı zor mu? Mesela, öğretmen materyalleri kolayca dağıtabilir mi?

• “Kör nokta” veya yoğunluk olan bölgeler var mı? Var ise, nerede?

• Düzen ile ilgili başka gözlemleriniz var mı (ör. dolapların yerleri)?

• Bu sınıfta öğretim yapmak ister misiniz?

 Evet mi, hayır mı?

Neden?

http://ekampus.orav.org.tr/blogger/yziyaguldere/page/42341/anahtar-sorular--sinif-duzeni

 

UĞUR ÖZEREN…

SINIF, USTACA DÜZENLENMİŞ BİREYSEL, SOSYAL VE ZİHİNSEL GELİŞİM İÇİN TOPLU ÖĞRENME OLANAKLARI SAĞLAYAN MEKANLAR OLMALIDIR

''Bir davranışı geliştirme veya değiştirmenin çok etkili bir yolu, fiziksel mekan değişimleri denemektir.''

Bu dönem E-Kampüste aldığımız ''Aktif Öğrenme ile Öğrenen Sınıflar'' dersinde öğrendiğimiz konuyu sınıfta uygulamak için harekete geçtim. Sınıfımızın oturma düzenine ilişkin aşağıdaki soruları cevaplamaya başlamak için sınıf düzenlerini inceledim. Sınıfın mimari olarak belirlenen alanı ve öğrenci sayısının fazla olması birçok şekle izin vermediği için kendi tasarımımızı yapmaya karar verdik. İlk önce değişime olan ihtiyacımızı öğrencilerimizle konuştuk.

 

* Derse katılımınızı oturduğunuz yer etkiliyor mu?

* Nasıl bir masa düzeni yaparsak rahat çalışabilirsiniz?

* Sınıf düzenimizi değiştirsek, sizler nasıl olmasını istersiniz?

Yapmak istediğimiz sınıf düzenini öğrencilerle paylaştım.

                         

Uzun bir paylaşım sonucunda değişim yapılmasına, masaların sayısının korunmasına ve sıra arkadaşlıklarının değişmemesine karar verdik. Değişim kararı öğrencilerde biraz heyecan birazda tedirginlik oluşturdu. Bu sabah değişim işleminde yardımcı olacak öğrencilerle 1 saat önce sınıfta buluştuğumuzda sınıfta sıra sesleri ile bir müzik başladı.Sınıfta bulunan 16 sıra çeşitli denemelerden sonra ismini ''Uçak '' modeli koyduğumuz şekle dönüştü.Sıra geldi soruları cevaplamaya;

• Geleneksel öğretim yapmak için bu düzen uygun mu?

• Aktif öğrenme için bu düzen uygun mu?

• İşbirlikli öğrenim için bu düzen uygun mu?

• Bu düzenin faydaları nelerdir?

• Bu düzenin dezavantajları nelerdir?

     Oluşan yeni düzen sınıfımızı bir koridor etrafında toplanan sıra modellerine dönüştürmüştü. Daha önce sıra arkadaşlığı koridorda birleşen çok sayıda ortak arkadaşlığa dönüştürdü. Birden fazla kişi aynı anda etkileşime geçebiliyordu. Beslenme yaparken ortak bir sofra açmış gibi hatta, yan yana toplanmış kır çiçekleri gibi oturuyorlardı. Oluşan bu düzen ile 3 yıldır oluşan sınıf düzeni değişince alışılmış olan giriş çıkışlar koridor tarafında oturanın insiyatifine geçiyordu. İlk günden bu konuda sorunlar oluştu. Buna sıra ile koridor tarafında oturma ile çözüm bulduk. Arkasından tahtaya yakın ve uzak kalma sorunu çıktı. Bu soruna hergün bir ileri oturma ile yerdeğişimi sağlayarak çözüm bulduk. İlk günden yansıyan öğrenci görüşleri ile oluşan durum böyleydi.

 

EK SORULAR:

• Bu düzende olağan dışı veya şaşırtıcı bir şey var mı?

Olağandışı veya şaşırtıcı bir durum olarak daha önce fazla kimseyle iletişime geçemeyen öğrencilerin bu konuda biraz daha aktif olduklarını gözlemledim.

• Öğrencilerin sınıf girişleri ve yerlerine gidebilmeleri ne kadar kolay veya zor?

Sıraların büyük olması, öğrencilerin yerlerine giderken veya teneffüse  çıkarken biraz daha dikkatli olmalarını ve birbirlerine geçiş için yardımcı olmalarını sağlıyor.

• Öğrencilerin ve öğretmenin sınıf içinde doşabilmesi kolay mı zor mu? Mesela, öğretmen materyalleri kolayca dağıtabilir mi?

Öğretmen için tahta önü ve ara büyük koridoru kullanırken rahatlık sağladığını söyleyebilirim. Arka tarafa geçip anlatımda bulunurken iki büyük kanada daha rahat bakış imkanı verdiğini gözlemledim.

• “Kör nokta” veya yoğunluk olan bölgeler var mı? Var ise, nerede?

Kör noktamız arka köşeler oldu. Uzak kalması ve giriş çıkışın en zor olduğu yerler olarak dikkat çekti.

• Bu sınıfta öğretim yapmak ister misiniz?

Bu düzeni 2 hafta kullanmaya karar verdik. Süre sonunda öğrencilerin ortak kararı ile değişmesi konusunda anlaştık. Havanın güzel olması ve çalışmada ortaya konan performans ödüllendirilmeliydi. Oyun enerji toplamak için anlaştık. Oyunumuza sınıfça bir isim de bulduk. ''Rüzgar çarkı''

 

* Öğrencilerin neler hissettikleri,

* Bu masa düzeni ile öğrenme ve paylaşımlarının nasıl etkilendiğini,

* “Neler iyi oldu?” sorusunun cevabını,

Kullanım sırasında ve süre sonunda sizlerle paylaşmak üzere not alıyor olacağım.

 Esen kalın...

http://ekampus.orav.org.tr/blogger/ugurozeren/page/42343/sinif-ustaca-duzenlenmis-bireysel-sosyal-ve-zihinsel-gelisim-icin-toplu-ogrenme-olanaklari-saglayan-mekanlar-olmalidir---

 

ÖZLEM BULDUK…

Sınıf yerleşimi konusunda önerilerinizi sınıfımda uyguladım. Ancak bu haftanın sınav haftası olması nedeniyle etkinlik yapma fırsatım olmadı sadece çocuklarla biraz konuştuk değerlendirdik. İlk olarak ben çocuklara oturma yerleri konusunda çok müdahale etmem. Sıraları istedikleri gibi düzenlerler. Genelde tercih ettikleri sıraları tamamen birleştirerek oturmak. Etkileşimli tahta yanlardan parladığı ve görünmediği için. Oturma şekli olarak verdiğim resim klasik gibi görünüyor. Ancak sınav haftasındayız o nedenle ortak sınavlar olduğundan klasik oturma sistemi yapmak zorunda kalıyorum. Öğrencilerin çoğu değişiklikleri seviyor. Ancak hangisini seçersiniz dediğimde klasik sistemi tercih edenler çoğunlukta. Birbirlerine baktıklarında dikkatlerinin daha çabuk dağıldığını söyleyenler oldu. Sözel derslerde daha iyi olacağını ancak sayısal için çok beğenmediler. Pencere kenarında oturanlar tahtayı daha iyi gördüklerini belirttiler. Onlara sizce en uygun oturma şekli nasıl olsun diye sordum. İlerleyen zamanda onların görüşlerini de paylaşırım.

Ben I. dönem sonunda 9lara verdiğim performans çalışması hakkında bir şeyler paylaşmak isterim. En rahat olduğumuz sınıflar 9lar.Çünkü onlar yeni bir sınav stresini atlattıkları için sınav kaygıları olmadan daha yaratıcı şeyler ortaya çıkartıyorlar. Özellikle 9larda uygulama sebebim bundandır. Onlara önce dramalar da uygulanan kendinizi bir hareket vermelerini isteyerek herkesten daire içinde  göstermelerini istedim. Sonra 5,6 kişilik gruplar oluşturdum.(1ler buraya,2ler buraya… şeklinde tesadüfi)Sonra “Kimyasal etkileşim türleri“  ünitesini gene kurayla paylaştırdım. Daha önceden bu üniteyle ilgili hiçbir önbilgi vermedim(Tamamen kendi araştırmalarıyla ortaya ne koyacaklarını merak ettiğim için). Bütün hepsinin puanlarının 100 olduğunu bazı kurallara uymadıklarında grup olarak eksi puan alacaklarını belirttim. Bunlar:

-ekip çalışması olması gerektiğini herkesin katılımının önemli olduğunu bana gelen olumsuzluklarda puanlarından -10

-klasik yapılan her türlü anlatım: kitaptan veya kaynaktan okuma, düz anlatım -5

-Konu anlatımında gelmeyen ekip üyesi -5

-Hareketlerini anlatım sırasında kullanmama -5

-süre 2dakika hazırlık 5 dakika sunum toplam 7 dakika olup süre aşımı -5

-film haline getirmeme -15

Onlara 2 haftalık sömestr tatili sonucunda sunumlarını değerlendireceğimi belirttim. Ekte bu öğrencilerimin yaptıkları ödevler var. Belki size acemice gelecek, belki kimya dersi için kavram hatalarına rastlayacaksınız ama bence ilk deneyimleri için fena olmamış. Çocuklar böyle bir çalışmadan keyif aldıklarını tekrarlamak istediklerini belirttiler. Onlara eleştiriyi çok fazla getirmedim. Benim için en önemlisi ekip çalışmasını yaşamalarıydı. Bilgiyi daha sonra da  tamamlarım dedim. Ayrıca Anadolu Lisesinde çalıştığım için onların kafasında ki gelecek ve sınav kaygısı farklı öğrenme etkinliklerini ne yazık ki çok sınırlıyor. Farklı şeyler yapınca zaman kaybetmekten korkuyorlar. Aktif öğrenme dersi daha çok ilköğretim okullarına yönelik gibi. Üst sınıflar için önerilerinizi  bekliyorum.

Teşekkür ederim.

 

BAYSAN BANU UZUN…

OTURMA DÜZENİ

Merhaba arkadaşlar uzun bir aradan sonra,bu dönem almakta olduğumuz ''Aktif Öğrenme Teknikleri ile Öğrenen Sınıflar''adlı derste sınıflarımızdaki oturma düzenleriyle ilgili paylaşımlarda bulunduk.Ben Bilim ve sanat merkezinde görev yapmaktayım,bu nedenle az sayıda öğrenci ile grup çalışması yapıyorum bol bol. Dolayısıyla oturma düzenim öğrencilerin etrafında çalışabileceği oval bir masadan oluşuyor.Masamız bölünebilen parçalardan oluşuyor bu da bize grup sayısına ve çalışma şekline göre farklı şekillerde çalışabilme olanağı sağlıyor.....

http://ekampus.orav.org.tr/blogger/uzunbaysan/page/42364/oturma-d%C3%BCzeni

 

DİLBER ENGİN…

ÖDEVİMSİ I – GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…

(Okuyacağınız bu güncenin, "Aktif Öğrenme İle Öğrenen Sınıflar" dersiyle, yakından olmasa da, uzaktan bir ilgisi vardır. Güncede adı geçmeyen karakterler, gerçek hayattan alınmıştır:) Bir sınıfı bile olmadığından günce yazarının, odasında-odalarında, grup çalışmalarında, zaman içinde yaptığı değişikliklerin nedenleri, naçizane anlatılmaya çalışılmıştır. )

Uzaakk ülkelerin birinde yaşayan, psikolojik danışman olacağını sanan ama mezun olduğunda diplomasında "rehber öğretmen" yazan bir kız varmış.

Öyle geniş bir çalışma yelpazesi çizmişler ki ona üniversitede, "okul" bunlardan sadece biriymiş. 

Aklı bir karış havada olduğundan allem etmiş, bir Ruh Sağlığı Hastanesinde 3 ay klinik psikoloji deneyimi kazanmış. Kallem etmiş, bir hastanade valilik kararıyla 3 yıl psikolog olmuş. 

Mutlu olmamış olsa gerek kararının geçiciliğinden, bağlı bulunduğu Sağlık Bakanlığı'ndaki bir okula "psikoloji öğretmeni" olarak atanmış, kendi isteğiyle. Çünkü diplomasında yazan "rehber öğretmen" kadrosu yokmuş, o okullarda. Psikoloji, sosyoloji, felsefe hatta edebiyat, ingilizce derslerine girmiş okul idaresinin "Yaparsın, yaparsın!" doğal gazıyla. "Yaparım!" demiş, gençlik galeyanıyla. Hatta bu kadar farklı alanlarda derse girdiğini duyan yetkililer, stajyerliği kalktığında ona yanlışlıkla "meslek dersleri öğretmeni" ünvanı göndermiş :) Müdürü "Dikkatlerinden kaçmıştır, mezuniyet alanın." diye ona dilekçe yazdırmış ve düzeltmişler bu kararı, saçlarını kuleden uzatmaya gerek kalmadan, diplomasındaki ünvanına kavuşmuş sonunda. Yabancılaşmış olduğunu da anlamış lakin kavuştuğuna. 

Kütüphaneden bozma bir odası olmuş. İçeriye girdiğinde, bir büroya benziyormuş. Hiiç ruhu yokmuş, bu odanın.. Gitmiş renkli boyalar almış. Hatta kalorifer peteğini yağlı boyayla boyadığı için günlerce o koku çıkmamış, başının ağrısı da... Perdesi, vazoda canlı çiçeği  falan derken artık içeriye giren öğrencilerin yüzündeki ifadelerden de sağlamasını yaparak; "Tamam, oldu!" demiş. Öğrencileri her gün sümbül, lale, gül ne bulurlarsa getirir olmuşlar, o vazo için...

Okulda öğrendiği gibi, kendi masada, öğrenci masanın yanına aldığı sandalyede, yüzü ona bakacak konumda yapıyormuş bireysel görüşmelerini. Kitaplarda ne yazıyorsa oymuş çünkü kendinden ve cesaretinden bir şeyler katamayacak kadar hammış bizim kız. Sonra bir gün grupla yaptığı çalışmaları, faklı bir mekanda gerçekleştirdiğinde, öğrencilerin daha çok keyif aldığını fark etmiş. 

Çalıştığı ilçede ve ilde açılan her eğitim faaliyetine gidermiş. Bunlardan biri de "yaratıcı drama" semineriymiş. O seminerde öyle eğlenerek öğrenmiş ki, bir ışık çakmış gözlerinde ama o ışık, orada, ünlem olarak kalmış. Kendi çalışmalarına öğrendiklerini nasıl uyarlayacağını, tam olarak oturtamamış kafasında.

Çalıştığı okul yeni binasına taşınınca, hayallerindeki odaya da kavuşmuş sonunda. Müdürü ve okulu yaptıran hayırsever, onun fikrini de almışlar odanın yeri, eşyaları konusunda. Odasına her giren meslektaşı, "Vuaaawww !!!" dedikten sonra, "Ne zaman tayin istiyorsun?" diye sormaya başlamışlar. Sınıflar 24 kişilikmiş. Kimi sınıfta, kimi konferans salonunda ve sahnesinde yapıyormuş çalışmalarını.

Bir şey, bir şeyler eksikmiş ama bir türlü tanımlayamıyormuş. Herkes memnunmuş ondan ve kendi hayatlarından. Dersine girip çıktığında öğretmenler, planında yer alan çalışmaları -nasıl olursa olsun- yaptığında ve raporlaştırdığında -ve sorgulamadığında-  günler, aylar... mesai bittiğinde  "Alnımızda, bilgilerden bir çelenk" gururunda, "Öğretmenim... canım benim, canım benim" rahatlığında geçiveriyormuş... 

Bir şey, bir şeyler eksikmiş O'nca...

Ferrarisi de yokmuş üstelik satabileceği, eksikliğini hissettiği bu bilgicikler, bilgiler için.

Kader ağlarını örüyormuş bir yandan...

ANLAMAK isteyen birilerinin sorusuymuş; "NEDEN?"

Anladığını, yaşama geçirmek isteyen birilerinin sorusuymuş; "NASIL?"

Ve her cevap, soru sormayı seven yüreklerde, bir gün mutlaka konaklarmış...

 Not: Salı gününe kadar, mutlaka ödevimi bitireceğim değerli öğretmenlerim :)       

http://ekampus.orav.org.tr/blogger/aaa/page/42348/odevimsi-1-gecmis-zaman-olur-ki

 

DİLBER ENGİN…

ÖDEVİMSİ II – ÇİKOLATA AĞAÇLARI

"Çikolata ağaçları olmalı bahçede, öğretmenim."

"Bahçe kapısında şifremizi girdiğimizde, yürüyen bant bizi sınıfımıza dek getirmeli."

"Aqua park olsun bahçede, üst kata çıkıp kaydıraklardan cuuup havuza düşelim."

Kahkahalar... 3-4 yıl önce "hayalinizdeki okul" çalışmasından aklımda kalan örnekler. 

Ne ilgisi var "Aktif Öğrenen Sınıflar" dersiyle bunların peki? 

"Hayal kurar mısınız?" diye sormuştu Esin öğretmenim derste ve katılımcıları "HAYALBAZ" ilan etmişti :) Bam teli bir soruydu aslında...

Hala, hayal kurabilengillerden misiniz yoksa "Eskiden tozpembe hayallerim vardı. Şimdi pembesi gitti, tozu kaldı." diyengillerden misiniz? şeklinde de sorulabilirdi soru.

Hayallerimiz kırıla kırıla, birileri tarafından baltalana, yoluna ... çikolata yetişmez mi artık bizim ağaçlarımızda?

Ne zamandır sorgulamamıştım. Kırılmış, baltalanmış yanımla... Ben, bu ödevi özelleştirdim. Sınıfım yoksa kendi mekanım olan ve adından hiç hoşlanmadığım "Rehberlik Servisi"ni ve oranın düzenini değerlendirdim. Hastanelerdeki dahiliye, cerrahi, üroloji servisleri gibi bir servis mi bu? Saat 3'te servisi kapanan bir eğlence mekanı mı? Kim belirlediyse bu ifadeyi, onu ellerinden öpmüyorum. Fi tarihinden kalmış ifadeleri kullanıyoruz hala ve "neden?" diye sormuyoruz. Bir önceki okulumdaki tabelayı söktürmüştüm, sıra bunda dedim kendi kendime, biiiirrr... 

Olumlu öğrenme ortamı hazırlamada aileye, " Çocuğun çalıştığı ortamdaki, ısı, ışık, ses, masa-sandalye, masanın yeri, etrafındaki objeler vs. önemlidir." der ve açıklamaları getiririz. İlacı olmayan kelim, kendi söküğünü dikemeyen terzi. Odam, 5 yıldır kuzeye bakıyor. Geldiğim sene çalıştığım okulda, müdür odası ve rehberlik servisi yer değiştirmiş. 5 yılda, 4 oda değiştirdim. Hepsi kuzeydeydi. Mücadelem bitmedi, kaktüsümün gülümseyeceği o ışık, girecek bir gün, penceremden... ve arada bir evlatlık vermeyeceğim onu, yan sınıflara... ikiiiiiiii

Zemin, sosyo-ekonomik nedenler düzeldiğinde, parkeye dönüşecek elbette bir gün... üççççççç

Odanın bir bölümü oyun köşesi olacak, o zeminde. Minderler, zaten var olan ama dolap rafına kaldırılmış oyuncaklarla... Oyunla, oyuncakların diliyle anlatacak küçük yaş grupları saklı duygularını... dörttttttt

Kullandığım devasa masa küçülecek, odanın bir ayrıntısı kalacak. Belki de onu, bilgisayar, yazıcı gibi donanımları, hiç göstermeyecek bir formül bulunacak, kim bilir? Yazdığın, çizdiğin, raporlaştırdığın onca çalışmadan öğrenciye ne!!! beşşşşş

  

Öğrencilerin kolay ulaşabildiği, geniş, güzel kokan, gerekli teknolojik donanıma sahip, azami 7 kişilik grupla rehberlik çalışması yapılabilen, pastel tonlarda renkleriyle göz yormayan, sevgili odam! Kolay gelsin, ikimize de...

   

7'yi aşarsa ne olur peki, grup çalışmalarında öğrenci sayısı? Aslında bu cevapta var belki, Yusuf Ziya hocamın cevapları... Girdiğim hiç bir sınıfta var olan sınıf düzenini değiştirmedim, hatta bunu düşünmedim. Düşünmeli miydim? Gelip-geçici mi gördüm kendimi orada? Müdalale gibi algılanacağını mı düşündüm? Sahiplenmedim mi ortamı? Emin değilim, belki de hiç biri... Sınıfı, başka mekana taşıdım çoğunlukla. Yer bulamadıysam, zorunlu olarak sınıfta... 

 

Sınıf ortamı kısıtlıyor, grupla rehberlik çalışmalarını. Isınma oyunları ve örnek olay canlandırmaları için daraltıyor... Geçen haftaki dersten sonra yine denedim, aslında bizim çalışma alanımıza hiç uygun değil sanki sınıf ortamı... Ne zaman salona gideceğimizi söylesem "Yaşasınnn!", "Oleyyy!" oluyor yükselen. Diğer türlü pek çıkmıyor sesleri...

     

"Hayalinizdeki -adında "servis" olmayan- PDR  Birimi, Odası" sorusuna nasıl cevap verirdi acaba öğrenciler? ORADAYIM...

http://ekampus.orav.org.tr/blogger/aaa/page/42349/odevimsi-2-cikolata-agaclari 

Görüntülenme Sayısı: hesaplanıyor...

Mesleki Gelişim Yönelik Çalışmalar

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> A2. Öğrencilerin, Öğrenebileceğine ve Başaracağına İnanma >> A2.10.Her öğrencinin başarılı olacağına inanır.

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> A2. Öğrencilerin, Öğrenebileceğine ve Başaracağına İnanma >> A2.2.Öğrencilerin farklı öğrenme özelliklerine sahip olduklarının farkındadır.

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> A2. Öğrencilerin, Öğrenebileceğine ve Başaracağına İnanma >> A2.3.Çalışmalarını planlar ve uygularken, öğrencilerin her birini var olan kazanım düzeylerinden daha ileriye götürmeyi amaçlar.

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> A2. Öğrencilerin, Öğrenebileceğine ve Başaracağına İnanma >> A2.5.Öğrenme ve başarma yollarının çeşitli olduğu konusunda öğrencileri bilgilendirir.(D3.4) *

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> A2. Öğrencilerin, Öğrenebileceğine ve Başaracağına İnanma >> A2.8.Öğrencilerin kendilerini gerçekleştirmeleri için onlara sınıf içi ve dışında çeşitli etkinlikler ve olanaklar sunar. (E1.4;E1.5)*

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> A5. Kişisel Gelişimi Sağlamak >> A5.11. Mesleğini severek ve isteyerek yapar.

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> A5. Kişisel Gelişimi Sağlamak >> A5.9.Yeni fikirlere ve değişime uyum sağlar.

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> A6. Mesleki Gelişmeleri İzleme ve Katkı Sağlama >> A6.1.Meslekî gereksinimlerinin farkındadır.

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> A6. Mesleki Gelişmeleri İzleme ve Katkı Sağlama >> A6.2.Meslekî gelişimini desteklemek ve verimliliğini artırmak için bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanır.

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> A6. Mesleki Gelişmeleri İzleme ve Katkı Sağlama >> A6.3.Meslekî bilgi, beceri ve yeterliklerini geliştirmek amacıyla, hizmet içi eğitim, toplantı ve seminerlere katılır.

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> B2. İlgi ve İhtiyaçları Dikkate Alma >> B2.1.Öğretme-öğrenme sürecini bireysel farklılıklara göre planlar. (C1.2)

B.ÖĞRENCİYİ TANIMA >> B2. İlgi ve İhtiyaçları Dikkate Alma >> B2.2. Öğretme-öğrenme sürecinde öğrencinin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda değişiklikler yapar. (C5.5)