Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X
BAĞIŞLAMAK KENDİMİZ İÇİN İYİLİK MİDİR? (AKİF DEDE)

BAĞIŞLAMAK KENDİMİZ İÇİN İYİLİK MİDİR? (AKİF DEDE)

 

AKİF DEDE VE BEŞ KAYME

 

     Yaşlı bastonuna dayanmış, gözlerini bir noktaya kilitlemiş, öylece bakıyordu. Bir müddet sonra fark edebildi beni. Kaldırdı kafasını. Acı bir gülümseme vardı yüzünde. O derin çizgilere sanki yenisi eklenmişti. Yavaşça açtı avucunu. Daha önce ıslandığı ve henüz kurumadığı belli olan beş lirayı öyle bir sıkmıştı ki, para para olmaktan çıkmıştı adeta.

- Al bunu, dedi. Anlam verememiştim. Öylece yüzüne bakakaldım.

- Al bunu evlat, al .

- Nedir bu dede?

- Senden aldığım beş lira. Al işte o kadar.

 

     Parayı almalıydım. Almasam çok kırılacaktı. Geçen hafta seminere gitmeden önce benden beş lira istemişti Akif Dede. Acaba onu mu iade ediyordu? Anlayamamıştım. Yavaşca yanına oturdum. Bir müddet konuşmadık. Çok onurlu bir ihtiyardı. İncitmemek için soru da sormadım. Sessizce dertleştik. İkimizde toprağa bakıyorduk. Sonra yavaş yavaş dökülmeye başladı, cımbızlanmış kelimeler ağzından.

- Sen gittiydin ya hani. Seminer miydi neydi? İşte orya.

- Evet,

- Seninki, (vekil öğretmen) çocukları şehere götürmek istemiş. Sinema varmış orda. Beşer gaymede para isteyivermiş uşaklardan. Bizim Hatçe de gitmek istedi.

     Gözleri doldu. İki damla yaş süzülüverdi yorgun yanaklarından. İçim burkuldu. Gözü kör olası talih. Sen değil misin beş lira için bu yaşları döktüren? Biliyordum torununun onun için ne kadar değerli olduğunu. Hatice’nin babası Kıbrıs savaşında şehit düşmüştü. Annesi ise baba evine gitmemiş, 'kaderimin imtihanı' dediği bu köyde kayın pederine ve kızına hayatını adamıştı. Hastaydı zavallı. ‘Fakirlik alın yazımızsa elden ne gelir’ diye katlanırdı. Hatçe işte bu kömür gözlü kız, torunuydu Akif Dede’nin.

     Ağlamak