Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

eğitim sisteminin defoları

Eğitim sisteminin yarar değil, zarar veren temel defoları;

 1. Mevcut eğitim sistemlerinde hangi ülkeye giderseniz gidin geçerli olan bir hiyerarşi vardır. En üstte, matematik ve dil; en altlarda da sanat ve insana-yaşama dair konular. Hatta sanat da kendi içinde bir ast-üst ayırımına sahiptir. Müzik ve resim daha makbul, dans vb konular daha önemsizdir. Dünyanın hiçbir yerinde, normal müfredatında, matematik kadar dans dersi de veren okul yoktur. Oysa aklımız kadar vücudumuzu da kullanmanın çok hayati; yaratıcılığın en az ve belki de daha fazla okur-yazar olmaktan daha önemli olduğu bir çağdayız.

 

2. Matematik eğitiminin temeli hesaplama ve işlem yapmaya dayandırılmıştır. Oysa artık bilgisayarlar bunları insandan bile daha hızlı yapabilmektedir. Bu durumda daha değerli olan insanın hesaplama, cebir ya da bu gibi işlemler yapması değil; çıkan rakamları, sonuçları anlayıp, anlamlandırabilmesidir. Matematik değil, istatistik bilmesi yani, olasılıkları hesaplaması, senaryolaştırması ve gelecek tahminleri geliştirmesidir. Amerika’da pek çok okul matematik derslerini, istatistik dersi ile değiştirme denemeleri yapıyor.

 

3. Halen geçerli olan sistem; insanların akademik yeterlilik ve işe hazırlığını ölçmekte, puanlamaktadır. Yüksek notlar almak, iyi meslek bilgisini ölçen notlarla ifade edilmekte, bunun dışında ve altında kalanlar ‘eksik, yetersiz, hatalı’ kabul edilmektedir. Oysa yaratıcılığın ve gelişimin en büyük düşmanının; hata yapma korkusu olduğunu biliyoruz. Birçok yetenek, sırf bu yüzden kendisini yetersiz, eksik, mutsuz ve işe yaramaz hissetmekte, gerçekten de öyle bir yaşam sürmektedir.

 

4. Teknolojik, yaşamsal koşulların siber hızla değiştiği; her seviyede ve her şey için ‘analogdan, dijitale’ geçtiğimiz dünyamızda; tüm araç-gereçler, hizmet-servis standartları da dolayısı ile meslekler ve uzmanlıklar da değişmektedir. Buna rağmen okullar, adeta kafalarına gelecekte geçerliliği olmayacak bilgiler tıkıştırılmış milyarlarca insanı işe yaramaz diplomalarla anlamsız bir rekabete salıvermektedir. Tüm dünyada bir diploma spekülasyonu vardır ve artık üniversite diploması bir işe girmek ya da iş edinmek için yeterli değildir. En azından master, doktora beklenmekte, neredeyse herkes profesör olmak için yetiştirilmektedir.

 

5. Her türlü bilgiye, üstelik de videolarla (pek yakında 3D de standart olacak) ve her yerden, anında, on-line ulaşılabildiği halde; hala çocuklarımızı yıllar süren, öğretmen-sınıf odaklı ortamlarda zapt etmeye, sıralamaya, numaralandırmaya çalışıyoruz. Yazık değil mi? İşlerine yaramayacağı belli bilgileri ezberlesinler diye yaratıcılıklarını, gelecek umutlarını ve yaşama sevinçlerini örselemenin neresine iyi bir eğitim aldı diyeceğiz?

 

Uzun lafın kısası; eğitim artık o bildiğimiz eğitim değil!

 

Ufuk TARHAN

Görüntülenme Sayısı: hesaplanıyor...